Kitap özeti
Darrin M. McMahon is an American history professor. He is the author of Enemies of the Enlightenment: The French Counter-Enlightenment and the Making of Modernity and Divine Fury: A History of Genius. His work has appeared in The New York Times, The Wall Street Journal and The Washington Post.
Orta Çağ'dan başlayarak mutluluğun tarihsel yolculuğu, insanlık için sürekli değişen bir kavram olarak karşımıza çıkar. Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle karamsar bir döneme giren Avrupa, Kara Veba gibi felaketlerle daha da sarsılmış, ancak Rönesans ile birlikte iyimser bir bakış açısı kazanmaya başlamıştır. Bu dönemde Giovanni Pico della Mirandola gibi düşünürler, mutluluğun Tanrı'ya yönelmek ve kişisel gelişimle mümkün olduğunu savunmuşlardır. Aydınlanma döneminde mutluluk, masumiyet ve günah kavramlarıyla ilişkilendirilmiş, ancak zamanla dünyevi bir hak olarak görülmeye başlanmıştır. Antik Atina'da demokrasiyle birlikte bireylerin mutluluğu şekillendirme gücüne sahip oldukları fikri gelişmiş, Sokrates ve Platon bu düşünceyi desteklemiştir. Aristoteles ise mutluluğun dünyayı gözlemleyerek anlaşılabileceğini öne sürmüştür. Amerikan Rüyası, mutluluğun bireysel çabayla elde edilebileceği fikrini popülerleştirmiş, ancak bu anlayış herkes tarafından kabul görmemiştir. Aydınlanma sonrası melankoli ve "Weltschmerz" gibi kavramlar edebiyatta öne çıkmış, acının mutluluğa ulaşmada bir gereklilik olduğu düşüncesi yaygınlaşmıştır. Karl Marx ve Friedrich Engels gibi isimler, bireysel mutluluk arayışının toplumsal eşitsizliklerle çeliştiğini savunmuş, mutluluğun kolektif bir yapıda mümkün olabileceğini dile getirmiştir. Bu süreç, mutluluğun tarih boyunca farklı kültürler ve dönemler içinde ne kadar çeşitli ve derin bir anlam taşıdığını göstermektedir.
Devamını okumak için uygulamamızı indirebilirsiniz: