Kitap özeti
Joanna Bourke is a professor of history at the University of London specializing in the history of warfare, and gender and class relations. Her other works include Wounding the World and Working Class Cultures in Britain.
Hastaneler, mezarlıklar ve huzurevleri gibi ölümle ilişkilendirilen mekanlar, insanlarda ölüm korkusunu tetikleyebilir. Tarih boyunca bu korkuyu hafifletmek için ritüeller ve inançlar geliştirilmiş olsa da, özellikle 19. yüzyılda fakirlerin mezarlarının değersizleştirilmesi, ölüm korkusunu artırmıştır. Toplumsal istikrarsızlık dönemlerinde güvensizlik ve panik yaygınlaşmış, bu durum 1920'ler Britanya’sında işçi sınıfı grevlerinden, 1883 Sunderland trajedisi gibi kitlesel panik olaylarına kadar birçok örnekle kendini göstermiştir. Modern bina tasarımları ve güvenlik önlemleri, bu tür trajedilerin önlenmesi için geliştirilmiştir. Korku, rüyalardan çocukluk korkularına, savaş alanındaki askerlerin deneyimlerine kadar farklı şekillerde kendini gösterir. Freud’un rüya teorileri, bilinçaltı korkuların ve arzuların rüyalarda ortaya çıktığını savunurken, çocukluk korkularıyla başa çıkma yöntemleri zamanla değişmiştir. Savaşta korku, hem fiziksel hem de psikolojik etkiler yaratırken, cesur eylemleri de tetikleyebilir. Soğuk Savaş döneminde nükleer savaş korkusu, toplumda derin bir endişe yaratmış ve bu korku tatbikatlarla daha da körüklenmiştir. Sağlıkla ilgili korkular da zamanla değişmiş, bulaşıcı hastalıklar yerini kanser gibi kronik hastalıklara bırakmıştır. Edna Kaehele’nin kanserle mücadelesi, korkunun üstesinden gelmenin yaşam kalitesini artırabileceğini göstermiştir.
Devamını okumak için uygulamamızı indirebilirsiniz: